ANITA

Antarctic Impulsive Transient Antenna (ANITA) isimli deney kapsamında özel olarak tasarlanan bir balon, yaklaşık bir ay boyunca yükselerek uzaydan gelen yüksek enerjili parçacıkları aradı.

Bu yazı Dr. Uçar ÇALLİ tarafından kaleme alınmıştır. Yazarımızın diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Araştırmayı ilginç kılan şeyse keşfedilen nötrinoların Dünya’dan gelmesiydi. Zira bugüne kadar bunların evrenin derinliklerinden geldiği düşünülüyordu.

İçinde yaşadığımız evrenden tamamen farklı paralel bir evren veya evrenlerin olup olmadığı uzun bir süredir bilim dünyasının tartıştığı konuların başında gelirken, Anita, konuyu dünyaya indirgeyip, “Yaşadığımız dünya içinde farklı dünyalar var mı?” diye değiştirdi soruyu.

Gözü, kulağı görüyoruz, ama o kişinin ne gördüğünü ve ne duyduğunu göremiyoruz. Bedeni görüyoruz ama, sevgi, endişe, öfke, merak gibi binlerce duyguyu göremiyoruz. Ancak, görmüyoruz veya göremiyoruz diye onların varlığını inkar etmiyoruz.

anita

Hayalet parçacıklar denen bu nötrinolar, yıldızların merkezlerindeki füzyon tepkimelerinde, süpernova patlamalarında, atmosferimizi bombardıman eden kozmik ışınlarla atmosfer molekülleri arasındaki çarpışmalarda ve parçacık bozunmalarında ortaya çıkan parçacıklardır.

Sadece Güneş’te meydana gelen füzyon reaksiyonlarından oluşan nötrinolar, Dünya üzerinde santimetrekare başına 65 milyardır. Bir santimetrekareye en çok 10 milyon Corona virüsü sığdırabilirsiniz. Peki nötrinonun evrende çok miktarda olmasının nedeni nedir?

Antarctic Impulsive Transient Antenna (ANITA) – anita

Nötrinolar sürekli vücudumuzdan ve dünyamızın her yerinden geçerler bu, bilimsel bir gerçek. Metafizik yaratım teorisyenleri çok farklı bir bakış açısı getiriyorlar nötrinoya. Nötrinolar bilgi ile yüklüdür. Nedenini şöyle açıklarlar. Anne rahmindeki bebeğe ruh nasıl üflenir, hamilelerin üzerinden de doğal olarak nötrinolar geçer. Bebeğin üzerine düşen nötrinolar ana ruhun bilgisini yükler. Müzik bandına müzik yüklemek gibi. Vücuttan sürekli gelip geçen nötrinolar ile tüm vücut hücrelerinde bilgi iletişim ağı gelişir.

Dünyamız uzay boşluğunda hızla yolculuğuna devam ederken, farklı enerji alanlarından geçerken, nötrinoya yüklü bilgiler, Corona virüs genetiğine etki edip çeşitli mutasyonlara uğratır mı? Hastalık ile ilgili son bilgiler, merkezi sinir sistemi bulgularının giderek arttığı yönünde. Vertigo, denge kaybı, koku ve tat alma kaybı ve periferik facial paralizi gelişebiliyor. Delirium ve encephalitis tarzında tablolar da bildirilmeye başlanmış halde. Miyokardit ve fulminan endokardit de rapor ediliyor artık…
Covid-19 bir izole akciğer hastalığı değildir deniyor.
Bütün vücut ve organlarını tutan sistemik bir mikrovasküler tromboz ve emboli hastalığı ön plana çıkmaya başladı.
Akciğer dışında, kalp, barsak, merkezi sinir sistemi, pankreas, böbrek, deri, alt ekstremitede özellikle ayak baş parmağı, karaciğer ve benzeri bölgelerde sekel bırakabilecek bulgular görülmeye başlandı.

Anita benim aklımı fena karıştırdı. Akıl karıştıran nötrinolar var mı bilmiyorum ama fazla düşünmek ruh sağlığımızı bozuyor da olabilir…

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.