Buldum, buldum…

İşyeri hekimleri olarak en büyük sıkıntımız firmaların sık hekim değiştirmesi, işyeri hekimi sözleşmesi yapmak zorunda olduğu halde yapmaması, yapsa da kağıt üzerinde göstermesi ancak uygulamaya koymaması. Diğer taraftan OSGB’lerin iş bilmez bir hekimle çok düşük ücrete anlaşıp her yerde kaşesini kullanmasıdır. Bu hekimin kendi sorumsuzluğundan kaynaklansa da denetimlerin yetersiz olmasından fırsat bilenler tarafından sık kullanılmaktadır.

Bu aynı zamanda maalesef biz işyeri hekimlerinin değerini kaybetmesine de neden oluyor. Bizleri sadece kaşeden ibaret gören KAŞE OSGB’ler, kaşemizi kaptı mı istediklerini yapabileceklerini düşünüyorlar. Çünkü onlar için parası verildikten sonra mal istendiği gibi kullanılabilir mantığı mevcut.

Halbuki yaptığımız iş, Danışman Hekimlik…

İşyeri hekimleri nin yasal görev, yetki ve sorumlulukları bir tarafa; yapmayı hedeflediğimiz şey aslında çalışanın sağlığını korumak ve iş verimliliğini arttırmaktır. İşyerleri bizleri bir yük olarak görmek yerine çalışan sağlık durumlarını tespit ederek en az iş gücü kaybına neden olacak insanları işe alıp, işin kesintisiz sürmesini sağlamayı öngörüyor olmaları gerekir.

İşe giriş muayenesi zorunlu tutulmasının nedeni işe aldığın kişinin mevcut sağlık durumuyla işe uygunluğunun değerlendirilmesidir. Ama KAŞE OSGB, işi daha pratik hale getirerek, yasal bir zorunluluk olan ek2’nin kaşelenmesi üzerine odaklandıkları için hangi kaşenin hangi işyerine veya çalışana basıldığının önemi olmadan kaşe basmakla meşguller.

Sadece işinde ciddi, gelecek bekleyen firmalar kendi bünyelerinde esaslı bir işyeri hekimi hizmeti alarak düzgün insanlarla çalışmaktadır. İşyeri hekimi olarak bizler de işverene rehberlik etmek adına sağlık risklerinin tespit edilerek, alınması gereken önlemler hususunda işverene en iyi çözümleri sunmalıyız.

Madem öyle, İş’te böyle

Kurumsal firmalarda çalışan hekimlerin bu piyasaya katkısı olacağına inandığım bir uygulamayı sizle paylaşmak istiyorum. aslında bu uygulama bizim takip etmemiz ve asıl işverenlerin de memnun kalacağı bir sistem:

Bildiğiniz üzere kurumsal firmalar (tam zamanlı çalışıyor olmanıza gerek yok, kısmi süreli çalıştığınız firma kurumsaldır ve dışardan hizmet alıyor olabilir.) standartlarını korumak için her şeyi olması gerektiği gibi yapıyorlar. Bizim de onlara olabildiğince yüksek standartlarda hizmet vermemizi bekliyorlar. O zaman açıklıyorum:

Biz kurumsal firmaya İSG Mevzuataına bağlı tüm şartları sağlayabiliyorsak, gözden kaçırdığımız bir nokta üzerinden piyasayı biraz daha kızıştırabiliriz:

Firmanın hizmet aldığı büyük-küçük alt işverenler, müşteriler, geçici iş gören firmaları yetkimiz dahilinde denetim altına almak!

Nasıl yani?

Mevzuatımız, üst işvereni (yani hizmet verdiğiniz firmayı) işin yürütümü esnasında olabilecek her türlü kaza ve hastalık hallerinden sorumlu tutmuş ve tedbir alması için yükümlü kılmıştır. (İSG Kanunu, Madde 4) Bu yükümlülük kendi iş sahasında görevlendirilmiş alt işverenleri de kapsamaktadır! (İş Kanunu, Madde 2, 6ncı Fıkra)

çarklar

Dolayısıyla firma, kendisinin hizmet aldığı alt yüklenicilerin de özlük haklarından İSG faaliyetlerine kadar her şeyinden sorumlu hale gelmektedir.

Biz firmanın yetkili iş yeri hekimi olarak, işveren adına (işverene rehber olarak), yüklenici firmalar, hizmet aldığı firmalar, müşteri firmalar gibi sahasında çalışması gereken tüm çalışanların iş sağlığı hususunda tedbir alıp almadıklarını tespit etmeleri yönünde işverene rehberlik yapabiliriz.

Ufak bir nokta:

Alt işverenleri direk biz denetleyemeyiz ancak işveren bu sorumluluğu bize devrederse (bu konuyla ilgili bizi görevlendirirse) bunun takibini bizim yapmamız gerekir.

Ne yapabiliriz?

İşyerlerinde alt işverenlerin sahaya girmeleri için gerekli evraklar isteniyor ve kontrol edilerek işe alınıyor olması gerekir. Bu evraklardan bizi ilgilendiren;

  • Firmanın işyeri hekimi ile yaptığı sözleşme (güncel olan)
  • Sahada çalışacak olanların ek-2’sinin geçerli sürede olduğunu görmüş olmak

Ek-2 geçerli sürede ise ve sözleşmesi olan işyeri hekimi tarafından imza altına alınmışsa sorun yok. Ancak bazen firmalar, ek-2’leri tetkikleri yaptırdıkları KAŞE OSGB’lerde kayıt altına alıp gönderiyorlar. Bu uygun değildir. Her firma çalışanını kendi işyeri hekimine muayene ettirmek zorundadır. Eğer firma kaşenin bir önceki hekime ait olduğunu iddia ediyorsa, o dönemde o hekimle sözleşmeli olduğunu ispat etmek zorundadır.

Ayrıca;

İşveren/vekiline alt işverenlerin iş sağlığı hizmetlerini yerine getirip getirmediklerini yazılı olarak sormamız gerektiği ile ilgili bir mail atılabilir.

“Firmamıza hizmet veren …… şirket çalışanlarının işe giriş ve periyodik muayene işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı hususunun tarafımıza yazılı olarak bildirilmesini rica ederiz.”

“Muayene neticesinde kronik hasta olduğu tespit edilen çalışanların mevcut rahatsızlıkları ile ilgili detaylı bilginin işyeri hekiminiz tarafından işyeri hekimimiz (….@….) ile paylaşılmasını rica ederiz.”

Ne işe yarayacak?

Bu sayede kurumsal firmalarla iş yapmak isteyen, ara (no name) firmalar maliyetleri azaltmak için yapmış gibi gösterdikleri İSG sözleşmeleri denetim altına girmiş olacak.

Hala İşyeri hekimi & İş Güvenliği Uzmanı görevlendirmeden KAŞE OSGB’Ler üzerinden hizmetle işini yürütmeye çalışan firmalar İşyeri Hekimi & İş Güvenliği Uzmanı görevlendirmek ve aktif olarak kullanmak zorunda kalacak. Çünkü kurumsal firmalara bağlı İSG Profesyonelleri bunları sorgulamaya başlamış olacak.

Bilecek ki;

Bu firma benim çalışanlarımın sağlık güvenlik dosyasına bakmakla kalmıyor, bunu nasıl kime yaptırdığımı da inceliyor. Benden çalışan sağlığı ve güvenlik işlerim nedeniyle raporlar talep edebiliyor. Bu durum benim demek ki bundan sonra hizmet vermeyi düşündüğüm tüm kurumsal firmalar tarafından istenecek! O zaman ben KAŞE OSGB üzerinden üç kuruşa hizmet almak yerine üç kuruş daha fazla verir, aktif olarak çalışan İşyeri Hekimi ve İş Güvenliği hizmeti satın alırım. Nasıl olsa ben bunu hizmet verdiğim kurumdan kazanacağım paradan çıkarırım.

Rica

Sayın Yöneticiler, değerli meslektaşım ve İş Güvenliği Uzmanı arkadaşım, hizmet verdiğiniz firmalarda işinizi zaten düzgün yapıyorsunuz. Bu firmaların da hizmet aldığı çok daha büyük firmalar veya büyümeyi hedefleyen firmalardan İSG alanında yetkimiz dahilinde talep edebileceğimiz belge ve bilgileri isteyelim. Zaman ayırıp değerlendirelim, uygunsuzlukları gidermek üzere işverenle koordinasyon kuralım. Kimseyi kırmadan incitmeden doğru olanı yapmaya çalışalım.

Devletimizin her konuya yetişemeyeceği için bazı işlerimizi ikinci plana bırakmadan, olması gerekenin ne olduğunu bilerek denetim görevimizi icra edelim. Belki yüklenici firma/alt işveren de neyin nasıl olacağına vakıf değildir. Yol gösterici olalım.

Ne olacak demeden, bu uygulamaları sahalarımızda daha aktif hale getirirsek, bir kar tanesinin kartopuna dönüşmesini sağlayabiliriz.

Fatih Hakan ÇAM

Ekleme: 08.09.2020

Güncelleme: 08.09.2020

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.