Çalışan, İşveren ve İşyeri Hekimi ilişkisi

İşyeri hekimliği çoğu zaman kurum hekimliği ile karışsa da görev, yetki ve sorumlulukları bakımından mevzuatta asıl yapmaları gerekenler kesin sınırlarla bildirilmiştir.

İşyeri hekimleri, temel olarak iş sağlığını koruyup kollamak olan görevleri esnasında işverene ve çalışana işin yürütümü esnasında rehberlik etmek en önemli vazifesidir. Bu noktada işyeri hekimi iş ilerlerken hem işvereni hem de çalışanı yöneterek çalışan ile işveren arasında denge kurma görevini de üstlenmiş olmaktadır.

Bu dengeyi kurarken işyeri hekiminin tarafsız ve objektif bir tavırla iş sağlığı kadar iş yürütümün de sekteye uğramadan ve şirket/firma ve kurumunda çıkarlarını korumaya yönelik bir denge sağlaması gerekmektedir. İşyeri hekimi, bu dengeyi sağlarken mesleki etik değerlerini korur. Kendi yetki ve sorumluluğunun bilince bir tavır sergileyerek işveren ve çalışan açısından verebileceği en doğru kararı vermeye çalışır. Bu noktada işyeri hekiminin hem işverenle hem de çalışanla iletişimi mümkün olduğu kadar güçlü olmalıdır.

İletişim tek taraflı olmayacağı için işveren ve çalışan taraflar ayrı ayrı mevcut bu iletişim sürecinde işyeri hekimine yardımcı olmalıdırlar.  Her iki taraf içinde karşılıklı tanışma dönemi zamanla samimiyete dönecek şekilde yaklaşımlar sergilenmeli, arada yaşanacak iletişim problemleri mümkün olduğunca her iki tarafın anlayışıyla fazla uzatılmadan tatlıya bağlanmalıdır.

Burada unutulmaması gereken şey, işyeri hekiminin dışardan biri olarak algılanıyor olmasıdır!!!

İşyeri hekimi hem hekimlik ünvanının verdiği önyargı hem de hekim olarak sonradan bir ekip içine girmesinden dolayı işyeri çalışanları arasında bir kabul görme sürecine tabi tutuluyor. Bu süreç esnasında birbirini tanımayan taraf yerine tanımaya çalışan taraflar olmak her zaman fayda sağlayacaktır.

Çalışanlar ve İşyeri Hekimi

Çalışanlar ve işyeri hekimi arasında fiziksel ve karakteristik özellikleri bir birine zıt kişilik çatışmaları yaşanabilir.

İşyerinde rutin uygulanan faaliyetler işyeri hekiminin öngörüsüne ters düşebilir.

İş sağlığı ve güvenliği mevzuatına ayrıkırı olup işyerinde normal karşılaşılan durumlar olabilir.

Görevi ve yetkisi dışında taleplerde bulunmak, bunları yapmaya zorlamak işyeri hekimini yıldırabilir.

Daha önceki hekim uygulamaları ile mevcut hekimin uygulamaları arasında karşılaştırma yapmak, daha önceki hekim gibi davranılmasını beklemek her iki tarafı yorabilir.

İşveren, çalışan ve işyeri hekimi arasındaki iletişimi güçlü tutmak, iş sağlığı açısından işyerine oldukça kazanç sağlayacaktır. Bu kazancın temel nedeni insan sağlığı gibi bir konuda işyerinde belli bir standardın yakalanmış olmasıdır. Çalışanlar kendilerinden gördükleri bir hekim ile her türlü sağlık problemlerini konuşabilecek ve onu bir reçete makinası değil, sağlık sorunlarını çözüme kavuşturacak biri olarak değerlendirecekleri için sağlık problemleri tama yakın ortadan kalkmış sayılacaktır.

Böyle bir ortamın kurulabilmesi ise karşılıklı saygı, sevgi ve sağlam bir iletişimle mümkün olmaktadır. O yüzden işyeri hekimi olarak bizler hem firmaya hem de çalışanlara çözüm odaklı yaklaşırken, çalışanların işyeri hekimini iyi tanımaları ve yaklaşımlarını ona göre belirlemeleri uygun olacaktır. İşveren ise iş yeri hekimini bir danışmanı olarak görmelidir. Öncelikle ona işyerini alıştırmaya ve sevdirmeye yönelik aksiyonlar almalı. İşyeri hekiminin işyerine uyumunu sağlaması konusunda en büyük desteği işverenin kendisidir.

Dr. Fatih Hakan ÇAM
Ekleme: 17.01.2019
Güncelleme: 05.02.2019

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.