O CORONA DEĞİL, O CO-RNA

Kimyada karbon monoksitin formülüne bakalım CO. Corona virüsü de RNA. Şimdi de karbon monoksit zehirlenmesine bakalım neymiş? co-RNA

Karbonmonoksitin Vücut Üzerine Etkileri

Önce yukarıdaki tabloya bakalım, corona bazı enzimlere bağlanıp onların kontrolünü ele geçirdikten sonra bunları vücutta yapıyor mu? Tablodan tek tek  kontrol edin lütfen. Solunum sisteminde pnömoni yani zatürre, pulmoner ödem yani serum toplanması, akut respiratuar distress sendrom. Hepsini yapıyor. Akciğer tomografilerinde ve yoğun bakıma yatan solunum cihazına bağlanan tüm hastalarda bu bulgulara rastlıyoruz.

Bu yazı Dr. Uçar ÇALLİ tarafından kaleme alınmıştır. Yazarımızın diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Gastrointestinal sistemde bir takım düzensizlikler yapıyor mu?  Yapıyor. Karın ağrısı ve ishaller yapıyor. Diğer bulguları ilerde yayınlarda göreceğiz. Hematolojik bulgulara bakalım.

Lokositoz yapıyor mu?  Yapıyor. Anemi yapıp ferritin düzeyi yükseliyor mu?  Yükseliyor. Kanda pıhtılaşma bozukluları oluyor mu?  Oluyor. Bunu eritrositoz yani kanın akyuvarlarını artırarak yapıyor.

Kas iskelet hastalıkları yapıyor mu?  Yapıyor. Kaslarım inanılmaz ağrıyor, kemiklerim adeta kırılıyor diyor mu hastalar? Diyor. Bu belirtiler tablodaki hastalıkların belirtileri mi? Evet.

Her gün yayınlarda cilt ve sinir sistemi bulguları yayınlanıyor mu?  Yayınlanıyor. Metabolik bulgulara bakarsanız diabet hastaları risk altında diyoruz. Tabloda hiperglisemi var mı? Kan şekeri yüksekliği var. Kalp bulgularına bakalım. Kalp hastalıklarında kas hücresi zarar gördü mü diye özellikle kalp krizinde yükselen troponine bakıyor muyuz?  Bakıyoruz, yükseldi mi diye.

Ekg değişiklikleri var mı? Var. Son zamanlarda sigara içenlerde corona akciğere daha az zarar verir deniyor. Nasıl olur? Sigara bir sürü akciğer hastalığı yapar. Sigaranın akciğerleri daha çok etkilemesi lazım değil mi?

Ama deneysel çalışmalarda şu görüldü;  Genellikle zehirlenme nedeni olarak bilinen karbon monoksit (CO) artık medikal gazlardan biri olarak da dikkatleri üzerine toplamakta. Hava kirliliğinin parçası olarak küçük dozlarda sürekli aldığımız CO, sigara içenlerin daha yoğun şekilde inhale ettiği bir gaz. CO yüksek dozlarda alındığında zehirleyici etki gösterirken, düşük dozlarda ise doku hasarına karşı koruyucu etki göstermesi, bu gazı ilginç hale getirmekte. Anestezi konusunda karbon monoksit içeren yayınlanmış makalelere bakalım. Özellikle KPB kardiyopulmoner by pass uygulanan hastalardaki makalelere. co-RNA

Goebel’in CO yazısı

Goebel’in bir hayvan çalışması ve editörün CO üzerine bir yazısı yayınlandı. Çalışma sonuçları, domuzda kardiyopulmoner bypass (KPB) modelinde belirgin hemodinamik etkiye neden olmaksızın CO inhalasyonunun potent antiinflamatuar ve akciğer koruyucu etkisini ortaya koymuş. KPB’a bağlı oluşan akut akciğer hasarı açısından bakıldığında elde edilen sonuçlar önem taşıyor, zira bu patolojinin sıklığı %1-3 olsa da mortalitesi %50’ye ulaşmakta.

Oksijenasyon indeksinde azalma, ventilasyon-perfüzyon dengesizliği, akciğer kompliyansında azalma gibi bulgularla seyreden hafif formlarının görülme sıklığı ise %12. Aslında problemsiz bir KPB sonrasında bile eğer pulmoner hasarı gösteren duyarlı incelemeler (protein akümülasayon indeksi, bronkoalveolar lavaj nötrofili, miyeloperoksidaz düzeyleri) yapılırsa akciğerlerde doku hasarı görülebilmekte. Kalp cerrahisi sonrası erken pulmoner disfonksiyon renal, nörolojik ve infeksiyöz komplikasyonlar nedeniyle morbidite ve mortaliteyi arttırıyor,  mekanik ventilasyon süresinin uzaması yoğun bakım ve hastanede kalma süresini uzatıyor. co-RNA

Goebel’in çalışması indüksiyondan sonra başlayarak 250 ppm CO inhale ettirilen hayvanlarda proinflamatuardan antiinflamatuar sitokin dengesine doğru bir kayma olduğunu göstermiş; Akciğer doku messenger-RNA ve proinflamatuar sitokinlerin (TNF, interlökin-1) protein konsantrasyonları azalırken, antiinflamatuar sitokin (interlökin-10) artmış. Bu sonuçlar aynı zamanda KPB’a inflamatuar yanıtta sitokinlerin rolünü göstermesi açısından da önemli. Çalışma sonuçlarına göre CO aynı zamanda,  apoptotik hücre ölümünün göstergesi olan kaspaz-3 aktivitesini ve pulmoner hasarın histolojik bulgularını da azaltmış. Melley’in çalışması da ilginç; KPB sorası yeterli endojen CO üretmeyen hastalarda mortalitenin arttığı saptanmış.

CO organ protektif etkiyi nasıl sağlıyor? 

Çalışmalar,  antiinflamatuar, antioksidatif, antiproliferatif ve antiapoptotik etkilerini göstermiş, ama tam olarak hücresel mekanizma hala araştırma konusu. Bu açıdan bakıldığında KPB öncesi uygulanan CO’in doku hasarını azaltıcı etkinliği “preconditioning” (ön koşullandırma) mediyatörlerini uyardığı yönündeki görüşü desteklemekte. Anestetik “preconditioning” kalp ve akciğerde iskemi-reperfüzyon hasarını azaltmakta. CO’in elektron transport zinciri enzimlerini inhibe ettiği ve mitokondriyal reaktif oksijen radikallerinin oluşumunu azalttığı bildirilmekte. 

PEKİ, CORONA HANGİ ENZİMLERİ ETKİLİYOR? 

Bunu anlayabilmek için, dışarıdan vücuda giren ya da coronanın bazı enzimleri etkileyip vücutta nasıl bir endojen, yani vücudun kendi ürettiği karbon monoksiti anlatmak için, CO nasıl etki yapıyor? Ona bakalım. Yukarıda anlatılan bilimsel çalışmalara benzer şekilde akciğerde oluşan çeşitli etmenlere bağlı hasarda (hiperoksi, bleomisin ve ventilatöre bağlı pulmoner doku hasarı) CO’in koruyucu etkisi olduğuna dair kanıtlar artmakta. İşin ilginç yanı memeli hücrelerinin CO’i kendilerini korumak amacıyla zaten kullanagelmekte olması. Hem-oksijenaz enziminin katalize ettiği bir reaksiyonla hem katabolizması sırasında CO vücutta endojen yolla üretilmekte. Corona bu enzim sistemlerini bozarak endojen yani vücudun yaptığı az miktardaki karbon monoksitin dozunu gittikçe inanılmaz artırıyor. Hb’in oksijen taşıma kapasitesini iki yolla etkiliyor; Birincisi, oksijene bağlanmasını kompetitif olarak inhibe ediyor, ikincisi ise Hb’de yapısal değişiklik yaparak dokuya oksijeni vermesini zorlaştırıyor. (Oksi-Hb dissosiasyon eğrisi sola kayarak dokunun oksijen ekstraksiyonu azalıyor) Ayrıca CO redükte sitokrom a3’ü bağlayıp inaktive ederek hücresel solunumu bozuyor. co-RNA

SONUÇ OLARAK

Corona bedende endojen (bedende üretilen) karbon monoksit üretiminde artışa neden olduğu ve bunun karbon monoksit zehirlenmesi ile sonuçlandığı görülmektedir. Karbon monoksit toksikliği, gördüğümüz her şeye uyuyor. Ek hastalıklar ile yüksek ölüm olaylarına uyuyor, özellikle diyabet, kalp hastalığı ve obezite. Görülen, buzlu cam akciğer patolojisine uyuyor. Belirtilere uyuyor, karbon monoksit zehirlenmesi çoğu zaman grip olarak yanlış teşhis ediliyor, baş ağrılarına, sersemliğe, yorgunluğa, nefessizliğe neden oluyor. Hava verilen hastalarda beklenen başarının düşmesine uyuyor, çünkü karbon monoksit aslında hava verilen hastalarda artıyor. Ayrıca bazı hastalarda görülen nörolojik işaretleri de açıklıyor. 

Bilim adamları, virüsün bizi öldürmeye kast etmediğini, ölümlerin, vücudun kendini korumak için aşırı reaksiyonu olabileceğini söylüyor. Bu durum bedenlerimizde virüse karşı tepkiyle gerçekleşen bir hata, tepki toksinliğe neden oluyor. Bir çok insanın belirti göstermemesinin veya ılımlı hastalığa sahip olmasının nedeni bu. Özet olarak bu görüşe katılıyorum. Virüsün bedenlerimizin olağan olandan daha fazla karbon monoksit üretmesine neden olduğu, bunun da, farkında olmayarak karbon monoksit toksinliğine neden olduğudur.

Koronavirüs hakkında güncel bilgi kaynaklarının paylaşıldığı sayfamıza göz atın >>>

Tedavi göreli olarak basit, çünkü zaten olmakta olana bir eklemeyi içeriyor, hiperbarik oksijen odası. Test etmek kolay ve eğer karbon monoksit toksinliği ise, bunun tedavi edilmesi kolay. Karbon monoksitin patolojik koşullarda arttığı bulundu. Bir şekilde virüsün bazı insanların karbon monoksit üretimini hafif bir aşırı hıza çıkarmasını başlattığını düşünmek o kadar zor değil. Karbon monoksit toksikliği ile sonuçlanması çok fazla zaman almaz. İnsanlar endojen karbon monoksit üretir. Corona, bu enzimleri etkileyip kademe kademe karbon monoksit toksitesi yaratıyor. Eğer böyleyse ağır corona vakalarında karbon monoksit tedavisi uygulanabilir, yani hiperbarik oksijen tedavisi verilebilir.

Uçar ÇALLİ 24/04/2020

0 Comments on “O CORONA DEĞİL, O CO-RNA”

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.