Perşembe, Haziran 4
Shadow

Hekimlikte Eksik Noktamız

Hekim olarak günümüzde eskisi kadar değer görmediğimizden muzdaribiz. Hepimiz aslında kendimizi, harcadığımız zaman ve verdiğimiz emeklerin karşılığında hakkettiğimiz sanata ulaşabildiğimizden dolayı ayrıcalıklı görmek istiyoruz. Ama hayat şatları ve gerçekler beklentimizden ne yazıkki çok farklı.

Hekimin mesleğini gereği icra ettiği sanat içinde, bir başkasının öz sırlarına ulaşmak ve onun hayatına dair vereceği kararların ehemniyeti nedeniyle yaptığı işi önemsemesi kesinlikle yargılanmalı. (hekimin takdiri) Neticede kendisinin ve/veya sevdiklerinin hayatını emanet ettikleri kişiye olan güven evrenseldir. O güveni kazanan hekim için bir başkası farklı değildir. Bu deontoloji ve tıp etiği olarak böyledir. Bunun dışına çıkan kimselere hekimlik kimliğini yakıştırmak yanlış olur.

Günümüzde maalesef tıp fakültelerinin artması, tıp eğitimi standartlarını da derinden etkilemiştir. Mezun hekim sayısının artmasıyla beraber, ülkemizin en ücra yerlerindeki hekim açığı kapanmaya çalışıldı. Kapandı kapanmadı, o ayrı mesele ama, her hekim elbette aynı beklenti içine girdi. Bir hekim standartıyla yaşamak. Ama ne mümkün? Piyasa da ona göre şekillendi. Devlet bile hekim için kesintilere başladı.

Hekim bir yandan cepten erirken, uzun vadede aslında kendisinden yemeye başladı. Çünkü insanların karşısına heryerde ve her şekilde çıkar oldu. Eskiden ilçeye ayda bir gelen hekim, köyleri kendi arabasıyla günlük gezmeye başladı. O fabrika/hastane/işyeri olmazsa diğer fabrika/hastane/işyerinde kapışılan doktor; osgb’nin, özel sağlık kartellerinin ellerinde oyuncak oldu.

işyeri hekimi title
İşimiz sadece Hekimlik mi?

Hatta ister osgb ister hastane olsun yönetici “müşteri”nin en ufak bir şikayetinde hekimi ayağına çağrıp fırçalar oldu. Devlette çalışan meslektaşlarımıza daha pratik davranılıp, şikayet etmeden direk üstüne yürüme cesareti sergiliyorlar. Ama aynı hareketi başka bir kurumda herhangi bir çalışana yapamıyorlar. Mesela postanede gişe görevlisine neden beklettin diye yumruk atan duyuyor muyuz? Sular idaresinde evrakı eksik diye işlem yapmayan görevliyi dövüyorlar mı? Bankada eşi için eşini hesabından para çekmek istediklerinde “tamam, ne demek” mi diyorlar? Ama babasına ilaç yazmadığı için dayak yiyen çok hekim var…

Tüm Sıkıntıların Özü: Title

Title, Ünvan… Resmi bir pozisyonu veya profesyonel veya akademik bir niteliği ifade edebilir. (Title, “taytıl” diye okunur, beyaz yaka arasında popülerdir.)

Bizim hekimler olarak atladığımız nokta aslında Title’dır. Eskiden (o güzel günlerde) az iken zaten bulunamıyorsun, kıymetlisin. Ayda yılda bir denk geliyorduk. Title, direk “doktor”du… “Oooo doktor gelmiş…” deniyordu. Ama şimdi o yok! Ya da öyle demeseler bile iyi kazanıyordun, gelecek kaygın yoktu, işine bakıyor, ünvana takılmıyordun. Ama artık öyle değil!

İşyeri hekiminin görevleri

Oyunu Kuralına Göre Oynama Zamanı

Artık eskisi kalmadı. Yeni sistem artık yavaş yavaş oturuyor ve bu sistemi kabul etmeyen veya görmezden gelen tüm hekimler mesleki olarak yıpranıyorlar, yıpranacaklar. Kabul edelim;

Hekim / Doktor yeni düzenin kalifiye işçileridir.

ÇSGB İSGEM, Sağlık Gözetim Rehberi Kitabından…

O zaman, bu oyuna dahil olmamız ve gerekli atağı yaparak Title sahibi olmamız gerekiyor. Yoksa o da kalmayacak… 🙂

Title’ın Önemi

Beyaz yaka için Title, paradan daha kıymetlidir. Yani maaşına zam yapmasınlar ama Title kuvvetlensin.

Uzman Yardımcısı > Uzman > Sorumlu > Supervisor > Müdür > Direktör > Genel Müdür

Genel olarak işyerlerindeki ünvan sıralaması böyle. Arada istisnalar veya eklemeler olabilir.

Gördüğünüz üzere burada “doktor” yok! Bu sistemde doktorun girebileceği yer de yok! Doktoru sokmak istiyorlar mı? O da belli değil! Ama özel sektörde, buna benzer bir ünvan verilemezse sistemde olmazsınız. Oyunun dışında ama oyuna sürekli müdahale edilen itilmiş çocuklar gibi seyrettirirler. İşine geldikleri zaman “gel Hasan”, işin bittiyse “Vay hasan”…

Çoğu kurumsal firma ise daha profesyonel davranıp “Müdür” makamına/ünvanına denk pozisyon yaratıyorlar ve o şekilde kullanıyorlar. Müdürsen zaten süper… Ama tabii tüm haklarını alarak bu pozisyonda olmak şartıyla… Ki doktora saygı gösteren kurumlar Müdür’e denk pozisyon vermelidirler.

Ama daha uyanık, kurumsallaşma yolundaki firmalar ise doktoru “sorumlu yetki ve haklarıyla donatmakla yetiniyorlar. (Nasıl olsa bir şey anlamıyor, geçir geçirebildiğin kadarıyla mantığı…)

OSGB’de çalışıp hizmet veriyorsanız, istediğiniz kadar doktor olun, Uzman gibi gibisiniz… Hatta belki değil bile…

Ama hekimliğin hakkı nedir sorusunun cevabı “Müdür”lük olabilir… (Tüm hak ve yetkileriyle…)

Birden fazla hekimle çalışılan bir yerde ise en alttaki hekim “müdür”; üsteki hekim “Direktör” hak ve yetkisinde olmalı. (O şirkette çalışan diğer direktörlerin tüm hak ve yetkileriyle aynı şekilde!) Ama bunu yapmıyorlar. Çünkü doktor adam birşeyden anlamıyor diyor, Title müdür, hak ve yetkiler sorumlu belki uzman idare ettiriyorlar…

Maaş ile Title aynı değildir!

Biz hekimler daha çok maaşı ön planda gördüğümüz için bunları karıştırıyoruz. Aslına bakarsanız para önemli olsa bile size verilen değer Title/Ünvandır….

Bu noktada karar verici siz olursunuz! Size değer verilmeyen bir yerde çok kazanmak mı? Yoksa çok kazandığınız halde hak ettiğiniz değerin gösterilmesi mi?

İtibar, hekimler olarak kaybettiğimiz ama maddiyattan çok daha önemli bir husustur.

Değil mi?

İşyeri hekimleri olarak bize verilen yetki ve sorumluluklar tek tek yazılmıştır. Her gün altına attığımız onlarca imzanın sorumluluğunu kimse yadsıyamaz. İşyeri hekimleri olarak taşere edilen bir meslek grubu olmamızdan dolayı itibarımız yerlerde geziyor olmasının tek suçlusu biziz. Daha fazla para kazanmak yerine artık itibarımızı koruyacak adımlar atmamız gerekir. Bunun içinde bilinçli olmamız ve yaptığımız işi önemsememiz gerekir. Yaptığımız işin ne olduğunu bilerek yapmalıyız. attığımız her imzanın hesabını verecek şekilde imza atmalıyız. “Ne olacak canımlar, ilerde bizi tırmalar…” Biz sömürüye açık oldukça üzerimizden sömürmeye çalışanlar da çok olacaktır. Nasıl olsa yapıyor, şunu da yapıverir… düşüncesini silmeli, Hekim olarak nelerden sorumluyuz, neleri bizim neleri işverenin ve çalışanın yapması gerektiğinin sınırlarını çizmemiz gerekiyor.

Ben, tüm işyeri hekimi arkadaşlarıma sınır ve sorumlulukları adına gönüllü danışmanlık yapmaya hazırım. Arayan hiç bir arkadaşımı da kırmadım, elimden geleni yapmaya çalıştım. Bu işi ancak beraberce yüceltebileceğimiz kanaatindeyim. Gerekirse bu konularda eğitimler de düzenlemeyi düşünüyorum. Yeter ki hekimlik onurumuz korunsun daha da yerlere düşmesin. Kıymetimizi yüceltecek olanlar, yine bizler olduğumuz için birimize tam da şu anda destek zamanı.

Her türlü soru ve önerileriniz için bu sayfadaki formu kullanabilir, whatsapp grubumuza dahil olabilirsiniz.

WhatsApp grubu için TIKLA

Dr. Fatih Hakan ÇAM

Yazı Ekleme: 16/10/2019

Print Friendly, PDF & Email
Sending
User Review
0 (0 votes)

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Bu site içeriği buraya özgündür. Kopyalanmasını istemiyorum. Emeğime saygı için bu sayfanın linkini paylaşabilirsiniz. Bana fatih@ergometri.com adresinden ulaşabilirsiniz.