KES KOPYALA YAPIŞTIR

Günümüzde, tıb alanında amaç ne olursa olsun, bazen etik kurallar gözardı ediliyor.1929 yılında, üç dişi şempanze üzerinde denemeler yapıldı. İnsan spermi ile döllenen goril yumurtaları, şempanzeler öldüğü için sonuca ulaşamadı. Amaç, meraktı o zaman.

Bu yazı Dr. Uçar ÇALLİ tarafından kaleme alınmıştır. Yazarımızın diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

2019 yılında İspanyol bilim insanı Profesör Juan Carlos Izpisúa Belmonte, Çin’deki bir laboratuvarda insan ve maymun genlerini birleştirerek, dünyanın ilk insan-maymun melezini elde ettiğini iddia etti. İnsan hücrelerine sahip, maymun embriyolarının ilerde, organ nakli amacıyla kullanılacağı kaydedildi. İnsan-maymun deneyindeki araştırmacılardan biri olan Estrella Nunez, sonuçların “çok umut verici” olduğunu kaydetti.

Bilim insanları, deneylerine primatlar kullanarak devam edeceklerini belirttiler. Bu tür çalışmalar Amerika Birleşik Devletleri’nde yasaklandı. Çünkü, “DNA değişiklikleri gelecek nesillere geçebilir ve diğer genlere zarar verebilir” dendi.

Geçtiğimiz aylarda, Çinli bir araştırmacı, dünyanın ilk genetiği değiştirilmiş bebeklerini yapmaya yardımcı olduğunu iddia etmişti ve DNA’sı değiştirilen ikiz kız bebeğin AIDS virüsü gibi gelecekteki olası enfeksiyonlara karşı daha dirençli olmasının sağlandığını dile getirmişti.

Yakında, Corona gibi hastalıklarda, genetik olarak, bağışıklığı olan genlerin değiştirileceğini okuyacağımızı tahmin etmek zor olmasa gerek.

1997 yapımı bilim kurgu filmi Gattaca’da, genetik mühendisliği öyle ileri bir seviyedeydi ki, bebeklere artık gebe kalınmıyordu. Bebekler dizayn ediliyorlardı. Hiçbir şey şansa bırakılmıyordu. Göz rengi seçiliyor, miyopluk çıkarılıyordu. Atletiklik geliştirilmiş, agresif davranışlar azalmıştı. Bu durum, “geçersizler” olarak bilinen, standart gebelik yöntemleriyle “kendi doğanlar” ve genetik yapıları mükemmelleştirilen “geçerliler” olmak üzere iki katmanlı bir toplum ortaya çıkarmıştı.

2012 yılında, keşfedildiğinden beri genetik araştırmaları kasıp kavuran, CRISPR-Cas9 adı verilen yeni bir araç geliştirildi. Bilim insanları, Cas9’un, kullandığı, kılavuz RNA’yı değiştirerek, DNA’nın istedikleri herhangi bir bölümünü kesebileceklerini keşfettiler. Kesilen yere, yeni bir DNA parçası bırakırlarsa, bu parça hücrelerin doğal tamir mekanizması tarafından bir yama gibi kullanılabilecektir. Günümüzde bilgisayarlarımızda çok kullandığımız bir yöntem bu. Kes, kopyala, yapıştır. Ortaya çıkan varlık için, “Bu nasıl iş?” diye sorduğunuzda, ya kesmede ya yapıştırmada ya da kopyalamada hata olduğu söylenebilecek. Kötü niyet işin içine girerse vay halimize…

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.