Pazartesi, Mayıs 25Üye Girişi Yapın, Reklamsız Kullanın!
Shadow

Kronik Strese Bağlı Baş Ağrıları

Kronik Strese bağlı baş ağrısı genellikle başınızın etrafında gergin bir bant varmış gibi bir his uyandıran ve hafiften orta şiddete kadar yayılma gösteren bir ağrı tipidir. Daha çok başta ağırlık, basınç, sıkışma olarak ifade edilir. Kas kasılmaları ile beraber gerçekleştiği için gerilim tipi baş ağrısı diye anılan bu ağrılar bulantı, kusma, ışıktan rahatsız olma gibi migren özellikleri taşımaz. (Migren ağrılarıyla ilgili yazımıza bir göz atınız.)

Kronik Strese bağlı gerilim tipi baş ağrısını atlatmak için genellikle sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmek, etkili alternatif tedaviler bulmak ve uygun ilaçlar kullanmak gereklidir.

 

Bu tür baş ağrıları bazı kişilerde sadece zaman zaman yaşanabilirken, bazı kişilerde ise neredeyse her zaman olabilmektedir. Baş ağrısı, en az üç ay boyunca ve bir ayda 15 veya daha fazla gün boyunca oluşursa, bu ağrılar kronik olarak kabul edilir. Eğer bir ay içinde 15 defadan daha az bir süre ağrılar varsa, bu baş ağrıları da epizodik olarak kabul edilir. Baş ağrısı genellikle hafiften orta şiddete kadar bir yoğunlukta tarif edilir. Ağrının şiddeti kişiden kişiye değişir ve bir baş ağrısı aynı kişide de farklılık gösterebilir.

Kronik Strese Bağlı Baş Ağrısının Migrenden Farkı?

Gerilim baş ağrısını bazen migrenden ayırt etmek zor olabilir, ancak migrenin bazı formlarının aksine, gerilim tipi baş ağrısı genellikle görsel bozukluklar (kör noktalar veya yanıp sönen ışıklar), bulantı, kusma, karın ağrısı, güçsüzlük, konuşmada bozukluk veya bir tarafında uyuşma gibi belirtilerle ilişkili değildir. Fiziksel aktivite genellikle migren ağrılarını artırabilirken, gerilim tipi baş ağrısını daha kötü yapmaz. Işığa veya sese karşı artan hassasiyet gerilim tipi baş ağrısı ile ortaya çıkabilir, ancak bu belirtiler yaygın değildir.

Doktora Ne Zaman Gitmeli?

Kronik Strese bağlı geliştiğini düşündüğünüz baş ağrısı günlük hayatınızı bozuyor veya haftada iki defadan daha fazla miktarda ilaç alma gereği duyarsanız, artık doktorunuzdan randevu alma vaktinin geldiğini göstermektedir.

Mevcutta bir baş ağrısı geçmişiniz varsa bile ağrıda aniden artan değişiklikler olduğunu düşünüyorsanız, yine bir doktorunuza görünmeniz uygun olacaktır. Baş ağrıları bazen zayıf bir kan damarı yırtılması (anevrizma) veya bir beyin tümörü gibi ciddi bir tıbbi durumun habercisi olabilir. Bu durumu dışlamak için doktorunuza durumunuz hakkında bilgi vermelisiniz.

Eğer aşağıdaki işaret veya belirtilerden herhangi biri sizde varsa, acil yardımı aramanız gerekir:

  • Gök gürültüsü gibi olabilen ani, şiddetli baş ağrısı,
  • Yüksek ateş, ense sertliği, zihinsel karışıklık, nöbet, çift görme, güçsüzlük, uyuşukluk veya konuşma zorluğu ile beraber gelen baş ağrısı,
  • Bir kafa travması sonrası özellikle kötüleşen baş ağrısı,
  • Öksürük, ıkınma ve efor artışı ile tetiklenen kronik ve ilerleyici baş ağrısı gibi.

Stresin Neden Olduğu Baş Ağrılarında Risk Faktörleri

Kadın olmak: Yapılan çalışmalarda kadınların neredeyse yüzde 90’ı ve erkeklerin yaklaşık yüzde 70’inin hayatları boyunca en az bir kez gerilim tipi baş ağrısı yaşadığını göstermiştir.

Orta yaşta olmak: Bu tip baş ağrıları her yaştan insanda görülebilmesine rağmen, 40’lı yaşlarda zirve yapmaktadır.

Ağrıyı Tetikleyici Nedenler

Elbette başka diğer faktörler de kronik stres tipi baş ağrısı gelişimine katkıda bulunabilmektedir. Ancak çalışanlar arasında potansiyel tetikleyicileri şu şekilde listeleyebiliriz:

  • Stres (Yoğun çalışma temposu, iş güvencesi kaygıları, iletişim problemleri)
  • Depresyon ve anksiyete (kaygı) bozukluğu (tanısı konmuş hastalıklar)
  • Kötü duruş pozisyonları, (Vücut şekil ve postür bozuklukları)
  • Biçimsiz pozisyonlarda çalışmak veya uzun süre aynı pozisyonda çalışmak, (Ergonomik konfor bozuklukları)

Kronik Strese Bağlı Baş Ağrısının Tedavisi

Stres ve gerilim tipi baş ağrısının tedavi şekli, hastadan alınan ayrıntılı bilgi, klinik muayene, yardımcı muayene yöntemlerinden çıkacak sonuçlar ışığında planlanmalıdır. Tüm bunlar tedavinin ayrılmaz birer parçasıdır.

Deneyimli bir hekim, hastayla görüşmesinin ilk birkaç dakikasında hastada gerilim tipi veya stres kaynaklı baş ağrısı olduğu tanısını koyabilir. Önemli olan hastada baş ağrısının nedeninin doğru olarak teşhis edilmesi ve bunun hastaya net bir şekilde anlatılmasıdır.

Hasta birçok  hekime gitmiş, çeşitli muayenelerden geçmiş, tahlil ve bir sürü tetkikler yaptırmış olabilir. Sonunda hastaya beyninde bir rahatsızlık, bir bozukluk olmadığı söylenmiş olabilir. Ancak tüm bunlara rağmen hasta tekrar baş ağrısıyla baş başa kalmıştır. Bu noktada, hekim, bu baş ağrısını ortaya çıkaran mekanizmayı hastaya izah etmelidir.

Beyninde herhangi bir probleme rastlanmadığı halde ağrı nasıl olmaktadır, yaşam olayları ve alışkanlıklarıyla baş ağrısı arasında ne gibi ilişkiler vardır? Hangi yaşam olayları baş ağrısını tetiklemektedir? Tüm bunlara dair bilgi edinen hasta, baş ağrılarını ortaya çıkaran ya da artıran yaşam olaylarını gözlediği, takipler boyunca bu konularda bilinçlendiği oranda, baş ağrılarını kontrol etme yönünde kendine has yöntemler geliştirecektir.

Çoğu zaman bu tip baş ağrısı yaşayan bazı insanlar tıbbi yardım istememekte ve kendi başlarına ağrıyı tedavi etmeye çalışmaktadırlar. Sorun şu ki, ağrı kesicilerin aşırı kullanımı da baş ağrısına neden olabilir. Basit reçetesiz ağrı kesiciler genellikle baş ağrısının azaltılması için, tedavinin ilk adımı olarak kullanılmaktadır. Bu ilaçlar, aspirin, ibuprofen, ve naproksen sodyum ve diğerlerini içerir.

Düzenli aralıklarla alınan bazı ilaçlar atakların sıklığını ve şiddetini azaltabilir. Sık sık baş ağrısı oluyorsa veya kullandığınız ağrı kesici ilaçların ve stres yönetimi tekniklerinin etki etmediği tip baş ağrınız varsa bunun yerine tamamlayıcı tıp uygulamaları da doktorunuz tarafından önerilebilir. Ayrıca baş ağrınız ara ara gerçekleşiyor, ağrı kesici ilaçların aşırı kullanımından kaynaklanıyor veya başka bir nedenden dolayı ağrı kesici ilaç alamıyorsanız tek başına akupunktur, biyoenerji gibi uygulamalar ile de baş ağrınızla başa çıkmanızı sağlayabilir.

Akupunktur ile Kronik Strese Bağlı Baş Ağrısının Tedavisi

Her geçen gün giderek sıklaşan baş ağrısında akupunktur uygulaması diğer tedavilerin önüne geçmeye başlamıştır. Yan etkisinin olmaması ve ilaç tedavilerinden daha etkili olması bu gelişmeye sebep olmuştur. Yapılan çok yönlü bilimsel çalışmalarda akupunkturla tedavi edilen baş ağrılı hastaların yüzde 90 gibi büyük bir oranının bu tedaviden şifa bulduğu ortaya çıkmıştır.

Akupunktur dışında ayurveda, biyoenerji, refleksoloji gibi uygulamalar ve bitkilerin kullanılması da sonuç alınan tedavi metodları olarak kullanılabilir.

Masaj: Masaj, stresi azaltmaya ve gerginliği hafifletmeye yardımcı olabilir.  Özellikle baş, boyun ve omuz arkasındaki gergin kasları rahatlatmak için etkilidir. Bazı insanlarda masaj da baş ağrısında rahatlama sağlayabilir. Parmak uçlarınızla, baş, boyun ve omuz kaslarınıza hafifçe masaj yapınız veya başkasına yaptırın.

Derin nefes alma, biofeedback ve davranış terapileri: Bir dizi derin nefes alma ve biofeedback gibi rahatlama terapileri gerilim tipi baş ağrıları ile baş etmede faydalı olabilmektedir. Anksiyete (kaygı) bozukluğu ya da depresyon sorunu mevcutsa, davranış terapisi stres ve ağrı ile başa çıkmada yararlı olabilir.

Başağrılarınız için SİZ ne Yapabilirsiniz?

Çeşitli stratejiler (dinlenme, buz torbaları ile kompres veya uzun sıcak bir duş) ilaç kullanmadan kronik gerilim baş ağrısı şiddetini ve sıklığını azaltmaya yardımcı olabilmektedir. Bu yaklaşım tarzı baş ağrısı için herhangi bir tedavi planının önemli bir parçası olabilir.

Stres düzeyini ayarlayın: Stres gerilim tipi baş ağrısı için yaygın bir tetikleyici olarak bilinmektedir. Stresi azaltmanın bir yolu yapacağınız işleri iyi planlamak ve günlük işleri iyi organize etmektir. Başka bir yol da rahatlamak için kendinize daha fazla zaman ayırmanızdır. Eğer stresli bir durumla karşı karşıya kalırsanız, geri adım atınız ve duygusal bütünlüğü sağlamaya çalışınız.

Sıcak veya soğuk uygulama: Ağrıyan kaslara ısı veya buz uygulanması, gerilim tipi baş ağrısını azaltabilir. Hangisini uygulayacağınız kişisel tercihinize kalmıştır. Kimi hastalar soğuk tercih ederken bazı insanlar sıcağı daha etkili bulmaktadır. Sıcak tercih ederseniz, sıcak su şişesi, sıcak bir kompres veya sıcak bir havlu kullanabilirsiniz. Sıcak bir banyo veya duş da yardımcı olabilir. Tercihinizi soğuktan yana kullanmışsanız, buz parçalarını kullanmadan önce bir bez ile sarmanız cildinizi korumanız için önemlidir.

Duruşunuzu mükemmelleştirin: İyi bir duruş kaslarınızı gerilmekten koruyacaktır. Bu durum kas, bağ, kiriş ve kemikleriniz üzerinde minimum yük oluşmasını sağlar. İyi duruş vücudun tüm bölümlerini destekleyip koruyarak verimli hareket etmesine olanak sağlar. Ayakta iken, omuzlarınızı geri ve başınızı dik tutunuz. Otururken, uyluklarınızın yere paralel ve başınızın öne doğru eğik olmadığından emin olunuz.

Print Friendly, PDF & Email
Sending
User Review
0 (0 votes)

0 Comments

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Bu site içeriği buraya özgündür. Kopyalanmasını istemiyorum. Emeğime saygı için bu sayfanın linkini paylaşabilirsiniz. Bana fatih@ergometri.com adresinden ulaşabilirsiniz.