person with a face mask and latex gloves holding a globe

Pandemi ve Sonrası

2020 yılı pandemi ile geçti. 2021’i daha hafif atlayacağımızı umuyorken pandemi ve sonrası da konuşulmaya başlanmalı.

Dr. İsmail Hakkı Serin’in Linked profilinde paylaştığı yazıları sizlere aktarmaya devam ediyoruz. Dr. İsmail Bey’in “pandemi ve sonrası” hakkındaki yazısı bize farklı bir bakış açısı kazandırıyor.

Pandemiler tüm dünyayı etkisi altına alan, aynı anda çok ayıda insanı tehdit eden salgınlardır. Toplumların paradigma ve gelecek algılarında büyük değişikliklere neden olması; bireylerden toplumlara, şirketlerden ülkelere kadar her seviyede tahmin edilebilen veya edilemeyen sonuçlarının olması kaçınılmazdır. Pek çok bilim ve düşünce insanı bu sonuçları daha doğru anlamak ve öngörebilmek için çaba sarf etmektedir. Bu sonuçların tamamı önceden öngörülemese de tahmin etmeye çalışmak kişisel ve kurumsal hazırlığın yapılabilmesi için çok önemli. Geleceği her yönüyle şekillendirmemiz mümkün olmasa da hazır olmaya çalışmak imkânsız değil.

person with a face mask and latex gloves holding a globe
Photo by Anna Shvets on Pexels.com

İçerisinde yaşadığımız dönem, başlangıçta bireyin temel ihtiyaçlarının karşılanması için verimlilik esaslı üretim tekniklerinin geliştirilmesi üzerine inşa edilmiş olsa da insan refahının merkeze alındığı aşırı tüketim alışkanlıkları, sağlıksız bir arz talep dengesi ve sağlıksız bir gelir dağılımı yaratmıştır. Aşırı arz ve talebin doğurduğu sanayileşme ve kentleşme ise tüm canlıların sağlığını tehdit eden üretim ve depolama tekniklerine bu da biyoçeşitlilikte azalma ve ekolojik dengenin bozulmasına neden olmuştur. İnsanın üzerinde yaşadığı dünyanın kaynaklarını umarsızca tüketerek, yaşadığı çevreye verdiği zararın kısa sürede telafi edilmesi de maalesef mümkün görünmüyor.

Sağlıklı Yaşam

Bireyin temel ihtiyaçlarının karşılanması refahın temel göstergesidir. Temel ihtiyaçların toplumun tüm fertleri için adil ve sürekli iyileştirilerek sunulması da ilerlemenin hedefidir. Gelecekte temel ihtiyaç kavramının değişmesi ile refah göstergesi kabul edilecek kavramların şekillenmesi kaçınılmaz; ancak temiz hava, temiz su, temiz ve güvenli çevre ve sağlıklı beslenmeden oluşan “sağlıklı yaşam” kavramının tüm bu ihtiyaçların ilk sırasında olması gerektiği inkâr edilemez. Ancak hem çevresel hem endüstriyel nedenlerle “sağlıklı yaşamayı” engelleyen pek çok sebep ortaya çıkmıştır.

Sağlıksız beslenmenin doğrudan etkilerinin yanında; bozulmuş çevresel etkiler, aşırılığa ulaşmış üretim ve tüketim alışkanlıkları ile bağlantılı ekonomik ve sosyal krizler; insan yaşam süresini ve refahını arttırmayı hedefleyen 20nci yy bakış açısına rağmen yeni sağlık sorunlarının toplum sağlığı açısından önemli olduğu bir süreci de beraberinde getirdi. Küreselleşme, çatışmalara bağlı kıtalar arası göçler, aşırı hareketlilik gibi nedenler ile bu sağlık sorunları artık tüm insanlığın ortak sorunu haline gelmiş durumda. 20nci yy ilk yarısında toplum sağlığını bulaşıcı hastalıklar tehdit ederken yapılan etkili bağışıklama çalışmaları sonucunda artık kanser, kalp krizi ve çeşitli kronik metabolik hastalıklar ile depresyon benzeri psikolojik durumla toplum sağlığını tehdit eder hale geldi. (WHO 2004 Dünya Sağlık Raporu)

Bağışıklama ve aşı faaliyetleri pek çok salgının pandemi haline gelmesini önlemiş birçoğunu da dünya üzerinden silmiştir. Korona virüs pandemisinin öncekilerden en büyük farkı sağlıksız beslenme temelinde ulaşım ve iletişim hızının çarpan etkisidir. Geçmiş salgınların sebep olduğu değişimler iyi değerlendirilmeli ve korona virüs pandemisinin eğitimden ekonomiye, insan ilişkilerinden politikaya etkileri derinlemesine tartışılmalıdır.

Evden Çalışma >>>

Zorunlu karantina süreçlerinin pandemi sonrası normalleşme sürecindeki uzun vadeli psikolojik, politik, sosyolojik etkilerinin ekonomik ve ticari sonuçları şimdiden tahmin edilemez hale gelmiş durumdadır. Beklendiği gibi bu sürecin travmatik etkileri bireyleri yalnızlığa sevk etmiş; böylece hayata ve geçmişlerine karşı tutumlarını sorgulamaya bolca zaman ayırmışlardır. Pandemi sonrasında; aile ve insan ilişkilerinde, tüketim alışkanlıkları ve harcama tercihlerinde, gelecek beklentisi ve kariyer planlamasında önemli farklılaşmalar beklenmelidir. Özelikle verimlilik odaklı ve kar beklentisi etrafında şekillenen üretim ve marka algısının bir süre daha etkinlik odaklı ve toplumsal fayda beklentisi bakış açısı ile devam etmesi bekleniyor.

Pandemi Önlemleri

Pandemiden sonra alınan önlemler hızla uluslararası hatta ülke içi hareketin kısıtlanması sonucunu doğurdu. Küreselleşme nedeniyle uzun zaman önce sınırları aşan üretim ve tüketim politikalarının hızla gözden geçirilmesi gerekti. Teşvik edile gelen küreselleşmeye tezat olarak ülkeler; sağlık, tarım ve hayvancılığa dayalı gıda sektöründe dışa bağımlılığı azaltacak stratejiler geliştirmeye çoktan başladılar. Eğitim ve istihdam politikalarında alternatifler yöntemler hızla ihtiyacı karşılayacak şekilde revize edildi. Gelecekte; tüm bu değişimlerin kalıcı olması, işsizlik sigortası da dâhil olmak üzere sosyal refahı ve kapsayıcı bir sosyal güvenlik sistemini temel alan politikaların siyasetin gündemini oluşturması beklenmelidir.

Ulusal tarım ve hayvancılık politikaları, gıda güvenliği ve dengeli beslenme, gıda üretim çeşitliliği, gıda işleme ve stoklama, tüketim üretim dengesi ile yakından ilgilenen gıda ekonomisi yeni dönemde tüm ülkelerin öncelikli konuları arasında yer alacaktır. Benzer şekilde, doğal kaynakların korunması, alternatif enerji kaynaklarının değerlendirilmesi, kapsayıcı ve nitelikli sağlık hizmetlerinin sağlanması, sağlık altyapı ve iş gücüne yönelik adil ve hakkaniyetli politikalar, müttefik / düşman kavramlarını yeniden şekillendirmek ve kriz zamanları için özel güvenlik stratejileri pandemi sonrası dönemde siyasi karar alıcıların gündeminde olması beklenen diğer konular olacaktır.

Pandemi sürecinde güncel bilimsel gelişmelerin alınacak hızlı kararları şekillendirecek olması nedeniyle yöneticilerin bilimsel kurum ve kuruluşlardan alacakları danışmanlığın öneminin artması beklenmektedir. Eş zamanlı olarak bilimsel kurumların kamuoyu oluşturma ve toplumları yönlendirme etkisinin yüksek olması nedeni ile siyasi rollerinin ve politik etkilerinin artması kaçınılmaz olacaktır.

Tarih salgınlar mezarlığı gibidir. Şüphe yok ki insanoğlu bu güne kadar olduğu gibi Korona virüs salgını ile yaşamayı da kısa süre içerisinde öğrenecektir. Önceki salgınlardan sonra olduğu gibi Korona virüs salgınından sonra da dünya düzeninin sonsuza kadar değişmesi kaçınılmaz olacak gibi görünüyor.

Dr. İsmail Hakkı SERİN
Tıp Doktoru, İşyeri Hekimi, Aile Hekimi, Pandemi Danışmanı

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.