SAKLAMBAÇ

Adı, oyun bu kaçışın
“Saklambaç oyunu”
Ne ebe biliyor yolun sonunu,
ne saklanan biliyor
“Son”un yolunu…

Önüm ardım sağım solum ebe derken oynadığımız çocukluk oyunumuza kadar girdi bu Corona.

Güney koreli bilim insanları, Coronanın hücrelerde gizlenip yeniden aktif olduğunu düşünürken, İngilizler karantinadan çıkmadan önce yapılan son testlerin doğru olmadığını düşünüyor.

Bu yazı Dr. Uçar ÇALLİ tarafından kaleme alınmıştır. Yazarımızın diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Genelde, viroloji ile ilgili bilim insanları bilinmeyen nedenlerden dolayı viral partiküllerin daha sonra yeniden etkinleşebileceğini söylüyor.

Akşam oldu, ebeleyen ebeledi, sobeleyen sobeledi. Çocuklar evine döndü, bu otistik hala bir yerlerde saklı… Neresi bu saklandığı yer? Ne yapıyor hala orada? Ne yaşıyor? belli değil. Çok ta zeki. Her dahide biraz otizm var, herkes öğrendi.

Euronews’un aktardığına göre 2008 yılında Nobel Tıp Ödülü alan, araştırmacı profesör Luc Montagnier “Araştırmalarımızda bu virüsün değiştirildiği sonuçlarına vardık. Yarasadan gelen klasik bir virüs modeli var. Bu modelin üzerine HIV kesitleri eklenmiş” şeklinde konuştu. Kimin bu değişikliği yaptığını bilmediğini ama Wuhan’daki laboratuvarda üretilmiş olabileceğini söyleyen Montagnier, amacın “belki de yeni virüsü AIDS’e karşı aşı çalışmalarında kullanmak” olduğunu belirtti.

Bu görüşe karşı çıkanlar; “Bu anlamsız. Söz konusu parçalar, aynı ailede bulunan diğer virüslerde de var, doğadaki diğer corona virüsü türlerinde de var. Bir kitaptaki bir kelime başka bir kitaptakine benziyorsa, bu kelimenin diğer kitaptan alındığını söyleyebilir miyiz?” ifadelerini kullandılar.

HIV’nin de Corona gibi kesin tedavisi yoktur. Yani virüs vücutta tamamen yok edilemez, ancak ilaçlar ile kontrol altına alınabilir. Corona’nın kesitlerinde HIV varsa tam bir saklambaç oyuncusu olur. Hücrelere saklanıyor, insanlara saklanıyor kim Corona pozitif bilemiyoruz, yaklaşınca hasta ediyor, bizden önce gidip sobeliyor, hiç ebe olmuyor.

Saklambaç, dünyanın dört bir köşesinde farklı adlarla ve benzer kurallarla oynanan bir oyun. Saklambacın bilinen geçmişi Antik Yunan’a kadar uzanıyor. Bu dönemdeki adı apodidraskinda (ἀποδιδρασκίνδα) olan oyun, ikinci yüzyıl Yunan alimlerinden Julius Pollux tarafından betimlenmiş.

Corona, saklambaç kurallarına çok sadık doğrusu. Oyuncu sayısında sınır yok biliyor. Ebeler belli diyoruz, “Yok diyor, bu iş sıra ile”. Her zaman sobeliyor çünkü. Ebe olarak gözümüzü açınca “Evde kal..!” “Sobelenmek için dolaşma..!” diyoruz en garanti yol gibi. “Sosyal mesafeyi koru..!” diyoruz, gözümüzü açıp önüm arkam ebe, sobe deyince hemen sobelenmemek için. Bekliyoruz; “Gel de gör ebeni..!” diyen birini. Şimdi de saklanabilirmiş. Korkuyor mu acaba? Ebelenmekten yada başka birşeyden..

Saklambaçta oyuncu sayısında sınır yoktur, istenilen kadar kişiyle oynanır. Bir kişi ilk olarak ebe seçilir. Ebe olan bir duvar, ağaç vb. bir yere kollarını koyarak gözlerini yumar.

Önceden kararlaştırılan bir sayıya kadar teker teker sayar.
Sayma bittiğinde “Önüm, arkam sağım, solum sobe, saklanmayan ebe” diye bağırır.

Julius Pollux öyle bir oyun yaratmış ki parasız pulsuz, akıllı akılsız, okuma yazma bilen bilmeyen, herkes ama herkes oynayabiliyor. Dikkat edin artık saklambaç oynamaya artık sağlığı pek müsaade etmeyenleri sobeliyor Corona. “Hadi var mısınız saklambaç oynayalım?” denirse size şu an, “Hadi oynayalım” diye içinizden geçiyorsa korkmayın. Bu yaşam sevincinizi hiç kaybetmeyin. Hadi o zaman var mısınız saklambaça?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.