WOW ..!

Denizden geldiler, izler bırakıp, kaybolup gittiler. Üç bin yıl geçti aradan sırlarını kimse çözemedi.

Antik kentin sokaklarında, siyah cam ve kil çömleklerin çok yüksek ısıya maruz kalarak eridiği bulundu.

İskeletlerde yüksek radyoaktivite vardı. Çevrede, dökülen saç ve tırnak kalıntılarına rastlandı.

Nükleer savaş ve radyasyon etkisi diyenler var. Bu teknolojiyi bilen akıl kim?

akıl

Maya dönemine ait bu kristal kuru kafa, tek bir blok kristal, oyularak yapılmış. Nasıl yapıldığı hala anlaşılamayan kuru kafanın altından tutulan ışık, doğrudan göz çukurundan yansıyor. Bu teknolojinin bugün bile mümkün olmadığı söyleniyor.

Wisconsin üniversitesi matematik profesörü zamanın bir şifresi var diyor. Bu şifrenin içinde dünyadaki tüm varoluş bilgisi varmış. Levenston’a göre dünya, güneş saatine, güneş de galaktik sahaya ayarlı. Eğer zaman kilidi yüksek ve güçlü bir enerji alanı ile bozulursa zaman ve mekan dengesizlikleri ortaya çıkar. Taki zaman, kendini tamir edip, dengesini yeniden bulana kadar.

Bu yazı Dr. Uçar ÇALLİ tarafından kaleme alınmıştır. Yazarımızın diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Levenston tezi doğruysa, dünya içinde, farklı zaman ve mekanlar iç içe geçip, dünya üzerinde, yukarıda bir kaç örneği verilmiş dünyaların yaşandığı ortaya çıkar.

Günümüzdeki güncel ölçümlere göre Güneş’imiz, Samanyolu Galaksisi içinde saatte 200 ila 220 kilometre hızla hareket etmektedir. Bu hızla, galaksi merkezi etrafındaki 1 turunu 200 ila 250 milyon yılda tamamlayabilmektedir. Güneş’imizin doğuşundan beri sistemimiz, Samanyolu Galaksisi etrafında 18 tur atmıştır ve şu anda 19. tur içerisindeyiz. Levenston bu büyük sürede dünyamızın saatini bozan çok güçlü enerji alanlarından geçtiğini söylüyor. Pekii, bu uzun yolculukta, yolcular arasında, virüsler de var mıydı?

Virüslerin Antik kökenini bulmak için yapılan çalışmaya göre, bugün bizi enfekte eden virüslerin çoğunun kökeni, ilk omurgalılara ve belki de var olan ilk hayvanlara dayanıyor ve oldukça eski bir evrimsel geçmişe sahipler.

Araştırmacılar, görünüşte sağlıklı gibi olan sürüngenler, amfibiler, akciğerli balıklar, ışıklı, yüzgeçli balıklar, kıkırdaklı balıklar ve çenesiz balıklarda 214 yeni RNA virüsü (genomik materyalin DNA yerine RNA olduğu virüsler) keşfettiler.

Virüslerin evrimsel tarihi ​​genellikle omurgalılarınkiyle benzediğinden, araştırmacılar bu virüslerin uzun evrimsel tarihe sahip olduğu sonucuna vardılar.

Virüse vedik astroloji açısından bakılınca, olan bitenin nedeni Satürn-Plüton döngüsü. Yan yana geldiklerinde yeni bir döngü, karşı karşıya geldiklerinde ise bu başlayan döngünün sona ermesi gibi düşünebilirsiniz. Satürn’ü saatin kolları gibi düşünürsek toplamda 29,5 yılda döngüsünü tamamlar. Plüton’un ise Güneş çevresindeki dönüşü yaklaşık 250 yıl sürer. Bu da yaklaşık Satürn’ün 9 turu demektir. Yanyana duruş bir yıl sürüyormuş. Tabii ki dünya hızla güneş sistemimizde hareket halinde olduğu için her buluşma farklı yerde ve farklı enerji alanlarında oluyor.

İleri teknolojiyi bilen insanların yaşadığı ile ilgili dünyada milyonlarca arkeolojik kanıt var. Levenston’un tezi, bu varlıkların oluşunu açıklayabilir belki ama yokoluşunu açıklayamaz. Levenston’un zaman mekan tezinde virüslerin yeri ne?Virüslerin, bu kayboluşta rolü var mı acaba? “Nükleer savaş izleri var” diyor bilim insanları ama dünyanın her yerinde değil. Bu kadar ileri teknolojiyi bilenler virüslerin kullanıldığı biyolojik savaşı bilmiyor olabilir mi? Virüs etkisi varsa da kanıt yok. Nükleer silahlar dünyayı yok edebilirken virüs ile yapılmış biyolojik savaşlar daha lokal.

Woooowwww..!

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.