iş sağlığı

Yeni Çalışma Hayatında, İş Sağlığı ve Güvenliği

Önümüzdeki yıllarda 2020’nin Covid yılı olarak hatırlanacağı artık herkesin malumu. Küresel bir hal alan salgın neredeyse tüm toplumsal alışkanlıkları değiştirdiği gibi çalışma hayatının esaslarını da değiştirdi. İşyerinde bulaş şanssızlığını azaltmaya yönelik pek çok önlem alındı. Alınan önlemelere rağmen bulaş ve bulaşın doğurduğu sağlık krizini engellemeye yönelik kaygılar henüz önemini yitirmemişken tüm taraflar (çalışan, işveren, iş sağlığı ve güvenliği profesyonelleri, Kamu otoritesi) üretim kaybı ve sonrasında ortaya çıkması muhtemel ekonomik kriz nedeniyle de endişelenmeye başladı. Bu iki kriz arasında öncelik, kâğıt üzerinde kolay gözükmesine rağmen özellikle gelişmekte olan ülkelerde değişik nedenlerle belirlenemedi. Bu belirsizlik maalesef çalışanlar için olduğu kadar işverenler için de büyük bir kaygıya neden oldu.

Önceleri salgının kişisel sağlık üzerindeki olumsuz etkileri için duyulan kaygı zamanla yerini iş kaybı kaygısına bıraktı ve bununla mücadele etmek için “esnek” modeller önemini arttırdı. Esneklik bu dönemde hemen her alanda değişmeyen iş yapış şekli oldu. Elektronik satış, teslimat, uzaktan çalışma hatta eğitim modelleri bile esneklik merkezli uyum çabalarının sonucu olarak ortaya çıktı. Kısa zamanda hızlı değişen “işyeri” tanımı, “esnek” ve “uzaktan” çalışmanın tahmin edilemeyen veya ihmal edilen sonuçları olduğu netlik kazanınca yeni kaygılarla birlikte anılmaya başlandı. Sürecin ve hastalığın bir bitiş tarihinin ve kolay çözümünün olmaması ortaya çıkan ruhsal sorunların artmasının beklenmesi ile devam etti. Bu sürecin beklendiği kadar kısa sürmeyeceği anlaşılınca, bulunan çözümlerin yol açtığı “bilindik” sorunlar tekrar konuşulmaya başlandı. Çalışma hayatının “eski” şartlarına göre yapılmış yasal düzenlemelerin “yeni” çalışma hayatında da bağlayıcı olması tekrar “iş kazası” ve “işveren sorumluluğu” kavramlarının gözden geçirilmesine neden oldu.

iş sağlığı

Maalesef bu sorunların ve anlaşmazlıkların kolay bir çözümü kısa zamanda mümkün görünmüyor. Çalışan ve işvereni ekonomik olarak korumak amacı ile kamu otoriteleri tarafından gösterilen reaksiyonun ne kadar süreceği veya etkisi, belirsizliğini korumaya devam etmekte. Belirsizliğin aşılmasında işveren ve çalışan tarafında olması beklenen değişimin ne hızda ve düzeyde olacağını tahmin etmek yol gösterici olabilir ama çözümde hem yasal sorumluluklar hem de toplumsal fayda açısından tüm tarafların payı olması gerektiği inkâr edilemez.

Yeni Çalışma Hayatında İSG

Üretim, sağlık ve ekonomik kaygıların; çalışan sağlığını olumsuz etkileyecek kısa vadede iş kazası vb. durumların yanı sıra uzun vadede ruhsal bozukluklar başta olmak üzere çeşitli hastalıkların görülmesi şanssızlığını kaçınılmaz olarak arttırmasından korkulmaktadır. Sürmeye devam etmesi beklenen ekonomik gerileme döneminde iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerinin, daha fazla kaygı oluşturacak durumlardan korunmaları için işletmelere rehberlik etmesinin önemi her geçen gün artmaktadır. Bakış açsısının temellerini üretim sektöründen alan iş sağlığı ve güvenliği kavramının bu kaygıyı yönetmek için hızlı bir değişim geçirerek “risk analizlerinde” “kaygıyı” daha çok içerecek şekilde güncelleme yapması gerekecektir. Elbette bu güncelleme iş ağlığı ve güvenliği profesyonellerinin sorumluluğunun artmasına neden olacaktır. Ancak unutulmamalıdır ki iş sağlığı ve güvenliği bir işveren sorumluluğudur ve profesyonellerin danışmanlık yapmasının ilk ve en önemli şartı ihtiyacın ve talebin işveren tarafından belirlenmesidir.

Dr. İsmail Hakkı SERİN
Tıp Doktoru, İşyeri Hekimi, Aile Hekimi, Pandemi Danışmanı

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.